Giriş: Not-Yet-Proven (NYP) İlkeleri Nedir?
Yazılım geliştirmede, özellikle çevik (Agile) metodolojilerin benimsenmesiyle birlikte, 'Not-Yet-Proven' (NYP) ilkesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. NYP, kelime anlamıyla 'Henüz Kanıtlanmamış' demektir ve yazılım dünyasında, bir özelliğin veya bir tasarım kararının gerekliliğinin henüz kanıtlanmadığı durumlarda bu özelliği veya kararı uygulamaya almaktan kaçınmak gerektiğini savunan bir yaklaşımdır. Bu ilke, geliştiricileri gelecekteki potansiyel ihtiyaçlar veya varsayımlar üzerine aşırı mühendislik yapmaktan, yani 'gereksiz karmaşıklık' eklemekten alıkoyar. Ruby gibi dinamik ve hızlı prototiplemeye olanak tanıyan dillerde, NYP prensiplerine uymak, geliştirme sürecini sade, esnek ve verimli tutmanın anahtarıdır. NYP'nin temel felsefesi, 'problemi çözmeden önce doğru problem olduğunu kanıtla' şeklinde özetlenebilir. Bu, kaynakların en etkili şekilde kullanılmasına ve gereksiz iş yükünden kaçınılmasına yardımcı olur. Büyük bir sistem inşa etmeye başlamadan önce, temel işlevselliğin küçük ölçekte test edilmesi ve geri bildirim alınması, NYP'nin ruhunu yansıtır.
NYP Neden Önemlidir?
Yazılım projelerinde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, gelecekte neyin gerekeceğine dair varsayımlar üzerine inşa edilen 'aşırı mühendislik'tir. Geliştiriciler, 'ya ileride X özelliği lazım olursa?' veya 'bu mimari gelecekte Y ölçeğine çıkabilir' gibi düşüncelerle, o an için mevcut olmayan veya henüz netleşmemiş gereksinimler için karmaşık yapılar kurma eğiliminde olabilirler. Bu durum, birincisi, zaman ve kaynak israfına yol açar; çünkü oluşturulan kod veya tasarım hiçbir zaman kullanılmayabilir. Örneğin, milyarlarca kullanıcının aynı anda erişeceği bir sistem için tasarlanmış bir altyapı, sadece birkaç yüz kullanıcısı olan bir uygulama için aşırı maliyetli ve gereksiz olacaktır. İkincisi, gereksiz karmaşıklık projenin anlaşılabilirliğini, bakımını ve hata ayıklamasını zorlaştırır. Daha fazla kod, daha fazla soyutlama ve daha fazla bağımlılık, potansiyel hata noktalarını artırır ve yeni geliştiricilerin projeye adaptasyonunu yavaşlatır. Üçüncüsü, projenin esnekliğini azaltır; çünkü karmaşık yapılar, değişen gereksinimlere uyum sağlamayı daha güç hale getirir. Bir kez büyük bir mimari kararı alındığında, bunu geri döndürmek veya değiştirmek çok pahalı ve zaman alıcı olabilir. NYP ilkesi, bu tuzaklardan kaçınarak, yalnızca o anki somut ihtiyaçlara odaklanmayı ve kanıtlanmış gereksinimler ortaya çıktıkça çözümleri adım adım inşa etmeyi teşvik eder. Bu, projenin 'borç' biriktirmesini engeller ve sürekli olarak 'temiz' kalmasını sağlar.
NYP ve Çevik (Agile) / Yinelemeli Gelişim
NYP prensibi, çevik yazılım geliştirme metodolojileriyle mükemmel bir uyum içindedir. Çevik yaklaşımlar, kısa geliştirme döngüleri (sprintler), sürekli geri bildirim ve değişime açıklık üzerine kuruludur. Bu bağlamda NYP, geliştiricilerin her sprintte yalnızca en acil ve değerli özellikleri sunmaya odaklanmasını sağlar. Gereksinimler dinamiktir ve zamanla değişebilir. Bir projenin başlangıcında belirlenen her şey, proje ilerledikçe farklı bir boyuta evrilebilir, hatta tamamen ortadan kalkabilir. NYP, bu değişime adaptasyonu kolaylaştırır. Bir özellik gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve kullanıcılardan geri bildirim alındığında geliştirilmesini savunur. Örneğin, bir pazarlama kampanyası için anlık bir özellik talebi geldiğinde, bunu en hızlı ve basit yolla hayata geçirmek, ancak ileride gerçek kullanım verileri bu özelliğin sürdürülmesinin gerekli olduğunu gösterirse daha sağlam bir yapıya taşımak NYP'ye uygun bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, yazılımın gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermesini sağlar ve 'nefes alan' bir mimari yaratır; yani ihtiyaçlar doğrultusunda doğal olarak genişleyen bir yapı. Bu sayede, gelecekteki değişiklikler için pahalı yeniden yazılımlara veya büyük revizyonlara gerek kalmaz, çünkü gereksiz katmanlar ve soyutlamalar baştan eklenmemiştir. NYP, 'minimum uygulanabilir ürün' (MVP) felsefesiyle de doğrudan ilişkilidir; küçük adımlarla başla, doğrula ve kademeli olarak geliştir.
Ruby'de NYP Uygulamaları ve Örnekleri
Ruby, sunduğu esneklik, dinamik tipler ve hızlı geliştirme yetenekleri sayesinde NYP prensiplerini uygulamak için ideal bir dildir. Ruby on Rails gibi çatılar, 'convention over configuration' (konfigürasyon yerine kural) felsefesiyle, geliştiricilerin hızlıca çalışır prototipler oluşturmasına ve özellik eklemesine olanak tanır. Ruby'nin metaprogramlama yetenekleri, kodun ihtiyaç duyulduğunda esnek bir şekilde genişletilmesine olanak tanır, bu da erken soyutlama ihtiyacını azaltır. NYP'yi Ruby projelerinde uygularken dikkat edilebilecek bazı noktalar:
Örnek Senaryo: Raporlama Sistemi
Bir e-ticaret uygulamasında satış raporları oluşturmanız istendiğini varsayalım. İlk yaklaşımınız, her türlü filtreleme, grafik, dışa aktarım formatı (PDF, Excel, CSV, JSON vb.) desteği sunan, esnek bir raporlama altyapısı kurmak olabilir. Bu, NYP'ye aykırıdır, çünkü henüz hangi formatlara veya hangi filtrelemelere ihtiyaç duyulacağı kanıtlanmamıştır.
NYP'ye uygun yaklaşım ise şudur:
1. İlk Sürüm: En temel ihtiyacı karşılayacak (örn. günlük toplam satışları listeleyen) basit bir raporlama sayfası oluşturun. Sadece ekranda gösterin, dışa aktarım olmasın. Bu, hızlıca bir değer sunar ve kullanıcıların ilk geri bildirimlerini almanızı sağlar.
2. Geri Bildirim ve İyileştirme: Kullanıcılar PDF olarak dışa aktarım istediğinde bu özelliği ekleyin. Eğer CSV istenirse, o zaman CSV formatı için bir çözüm eklersiniz. Hiç PDF istenmezse, o kodu hiç yazmamış olursunuz.
Bu şekilde, sadece gerçekten ihtiyaç duyulan özellikler eklenir, gereksiz karmaşıklıktan kaçınılır ve uygulamanın bakımı kolaylaşır. Eğer PDF hiç istenmeseydi, o kod hiç yazılmazdı. Bu, kaynakların akıllıca kullanılmasını ve projenin sürekli olarak gerçek gereksinimlere uyumlu kalmasını sağlar.
NYP'nin İlişkili Olduğu İlkeler
NYP, yazılım dünyasında yaygın olarak bilinen bazı diğer ilkelerle yakından ilişkilidir ve birbirlerini tamamlarlar:
* YAGNI (You Ain't Gonna Need It - Ona İhtiyacın Olmayacak):
* KISS (Keep It Simple, Stupid - Basit Tut, Aptal): Bu ilke, sistemlerin mümkün olduğunca basit tutulmasını savunur. Karmaşıklıktan kaçınma, hem geliştirme hem de bakım süreçlerini kolaylaştırır. NYP, karmaşıklığı erteleyerek ve yalnızca kanıtlanmış ihtiyaçlar için çözüm üreterek KISS prensibine hizmet eder. Basit çözümler, genellikle daha az hata barındırır ve daha kolay anlaşılır.
* DRY (Don't Repeat Yourself - Kendini Tekrar Etme): DRY ilkesi, bilgi tekrarının azaltılmasını hedefler. NYP ile DRY arasında hassas bir denge vardır. NYP, erken soyutlamadan kaçınmayı savunurken, DRY kod tekrarını önlemeyi amaçlar. Eğer aynı kodu birkaç kez yazmanız gerekiyorsa, bu DRY ilkesinin ihlali gibi görünebilir. Ancak NYP, bu noktada 'üç kuralı'nı (Rule of Three) önerir: bir şeyi üç kez yazdığınızda, onu soyutlama zamanı gelmiş demektir. Böylece erken soyutlamadan kaçınılmış, ancak gereksiz kod tekrarına da izin verilmemiş olur. İlk başta küçük bir tekrarı tolere etmek, gelecekteki değişikliklere daha açık bir yapı sunabilir.
Potansiyel Tuzaklar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
NYP prensibini uygularken, aşırıya kaçmamaya dikkat etmek önemlidir. Bazı durumlarda, gelecekteki olası ihtiyaçları tamamen göz ardı etmek, daha büyük sorunlara yol açabilir. Örneğin, bir veritabanı şeması tasarlarken, gelecekteki muhtemel genişlemeleri hiç düşünmeden tamamen kısıtlı bir şema oluşturmak, daha sonra 'pahalı' şema değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle NYP, 'hiçbir zaman' anlamına gelmez, 'şimdilik değil' anlamına gelir. Bir mimari karar verirken, en basit çözümü benimsemekle birlikte, esneklik payını tamamen ortadan kaldırmamak gerekir. Örneğin, bir API entegrasyonu yaparken, tek bir sağlayıcıya sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, soyutlama katmanını şimdilik kurmasanız bile, ileride birden fazla sağlayıcıya geçişin çok zor olmayacağı bir yapı düşünmek daha akıllıca olabilir. Bu, 'gelecek hakkında tamamen kör olma' ile 'gelecek için aşırı tahmin yapma' arasında ince bir denge kurmaktır. Sağlam bir temel üzerine inşa etmek, ancak bu temeli aşırı katmanlarla boğmamak önemlidir. Ayrıca, kritik performans veya güvenlik gereksinimleri gibi kesinlikle olması gereken durumlar, NYP kapsamı dışında değerlendirilmelidir; bu tür gereksinimler 'henüz kanıtlanmamış' değil, 'kesinlikle gerekli' kategorisindedir.
Sonuç
Not-Yet-Proven (NYP) ilkeleri, yazılım geliştirmede gereksiz karmaşıklıktan kaçınmak, projeleri daha çevik hale getirmek ve kaynakları daha verimli kullanmak için güçlü bir yaklaşımdır. Özellikle Ruby gibi dinamik dillerin esnekliğiyle birleştiğinde, geliştiricilerin sadece o anki kanıtlanmış ihtiyaçlara odaklanarak kaliteli, sürdürülebilir ve esnek yazılımlar inşa etmelerine olanak tanır. NYP'yi benimsemek, hem geliştirme sürecini hızlandırır hem de son ürünün değişen pazar ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha kolay uyum sağlamasını sağlar. Bu prensipler, yazılım mühendisliğinde 'Akıllıca Tembellik' yapmanın, yani gereksiz yere çalışmaktan kaçınmanın bir yoludur. Unutmayın, en iyi kod, genellikle hiç yazılmayan koddur.
Faydalı Kaynaklar:
* Ruby Resmi Web Sitesi
* Martin Fowler - YAGNI
* KISS Prensibi (Wikipedia)
Yazılım geliştirmede, özellikle çevik (Agile) metodolojilerin benimsenmesiyle birlikte, 'Not-Yet-Proven' (NYP) ilkesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. NYP, kelime anlamıyla 'Henüz Kanıtlanmamış' demektir ve yazılım dünyasında, bir özelliğin veya bir tasarım kararının gerekliliğinin henüz kanıtlanmadığı durumlarda bu özelliği veya kararı uygulamaya almaktan kaçınmak gerektiğini savunan bir yaklaşımdır. Bu ilke, geliştiricileri gelecekteki potansiyel ihtiyaçlar veya varsayımlar üzerine aşırı mühendislik yapmaktan, yani 'gereksiz karmaşıklık' eklemekten alıkoyar. Ruby gibi dinamik ve hızlı prototiplemeye olanak tanıyan dillerde, NYP prensiplerine uymak, geliştirme sürecini sade, esnek ve verimli tutmanın anahtarıdır. NYP'nin temel felsefesi, 'problemi çözmeden önce doğru problem olduğunu kanıtla' şeklinde özetlenebilir. Bu, kaynakların en etkili şekilde kullanılmasına ve gereksiz iş yükünden kaçınılmasına yardımcı olur. Büyük bir sistem inşa etmeye başlamadan önce, temel işlevselliğin küçük ölçekte test edilmesi ve geri bildirim alınması, NYP'nin ruhunu yansıtır.
NYP Neden Önemlidir?
Yazılım projelerinde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, gelecekte neyin gerekeceğine dair varsayımlar üzerine inşa edilen 'aşırı mühendislik'tir. Geliştiriciler, 'ya ileride X özelliği lazım olursa?' veya 'bu mimari gelecekte Y ölçeğine çıkabilir' gibi düşüncelerle, o an için mevcut olmayan veya henüz netleşmemiş gereksinimler için karmaşık yapılar kurma eğiliminde olabilirler. Bu durum, birincisi, zaman ve kaynak israfına yol açar; çünkü oluşturulan kod veya tasarım hiçbir zaman kullanılmayabilir. Örneğin, milyarlarca kullanıcının aynı anda erişeceği bir sistem için tasarlanmış bir altyapı, sadece birkaç yüz kullanıcısı olan bir uygulama için aşırı maliyetli ve gereksiz olacaktır. İkincisi, gereksiz karmaşıklık projenin anlaşılabilirliğini, bakımını ve hata ayıklamasını zorlaştırır. Daha fazla kod, daha fazla soyutlama ve daha fazla bağımlılık, potansiyel hata noktalarını artırır ve yeni geliştiricilerin projeye adaptasyonunu yavaşlatır. Üçüncüsü, projenin esnekliğini azaltır; çünkü karmaşık yapılar, değişen gereksinimlere uyum sağlamayı daha güç hale getirir. Bir kez büyük bir mimari kararı alındığında, bunu geri döndürmek veya değiştirmek çok pahalı ve zaman alıcı olabilir. NYP ilkesi, bu tuzaklardan kaçınarak, yalnızca o anki somut ihtiyaçlara odaklanmayı ve kanıtlanmış gereksinimler ortaya çıktıkça çözümleri adım adım inşa etmeyi teşvik eder. Bu, projenin 'borç' biriktirmesini engeller ve sürekli olarak 'temiz' kalmasını sağlar.
NYP ve Çevik (Agile) / Yinelemeli Gelişim
NYP prensibi, çevik yazılım geliştirme metodolojileriyle mükemmel bir uyum içindedir. Çevik yaklaşımlar, kısa geliştirme döngüleri (sprintler), sürekli geri bildirim ve değişime açıklık üzerine kuruludur. Bu bağlamda NYP, geliştiricilerin her sprintte yalnızca en acil ve değerli özellikleri sunmaya odaklanmasını sağlar. Gereksinimler dinamiktir ve zamanla değişebilir. Bir projenin başlangıcında belirlenen her şey, proje ilerledikçe farklı bir boyuta evrilebilir, hatta tamamen ortadan kalkabilir. NYP, bu değişime adaptasyonu kolaylaştırır. Bir özellik gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve kullanıcılardan geri bildirim alındığında geliştirilmesini savunur. Örneğin, bir pazarlama kampanyası için anlık bir özellik talebi geldiğinde, bunu en hızlı ve basit yolla hayata geçirmek, ancak ileride gerçek kullanım verileri bu özelliğin sürdürülmesinin gerekli olduğunu gösterirse daha sağlam bir yapıya taşımak NYP'ye uygun bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, yazılımın gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermesini sağlar ve 'nefes alan' bir mimari yaratır; yani ihtiyaçlar doğrultusunda doğal olarak genişleyen bir yapı. Bu sayede, gelecekteki değişiklikler için pahalı yeniden yazılımlara veya büyük revizyonlara gerek kalmaz, çünkü gereksiz katmanlar ve soyutlamalar baştan eklenmemiştir. NYP, 'minimum uygulanabilir ürün' (MVP) felsefesiyle de doğrudan ilişkilidir; küçük adımlarla başla, doğrula ve kademeli olarak geliştir.
Ruby'de NYP Uygulamaları ve Örnekleri
Ruby, sunduğu esneklik, dinamik tipler ve hızlı geliştirme yetenekleri sayesinde NYP prensiplerini uygulamak için ideal bir dildir. Ruby on Rails gibi çatılar, 'convention over configuration' (konfigürasyon yerine kural) felsefesiyle, geliştiricilerin hızlıca çalışır prototipler oluşturmasına ve özellik eklemesine olanak tanır. Ruby'nin metaprogramlama yetenekleri, kodun ihtiyaç duyulduğunda esnek bir şekilde genişletilmesine olanak tanır, bu da erken soyutlama ihtiyacını azaltır. NYP'yi Ruby projelerinde uygularken dikkat edilebilecek bazı noktalar:
- En Basit Çözümle Başlayın: Bir özelliğin ilk versiyonu için her zaman en basit ve en doğrudan çözümü tercih edin. Karmaşık algoritmalar veya tasarımlar ancak performans veya ölçeklenebilirlik sorunları ortaya çıktığında düşünülmelidir. Örneğin, basit bir `if/else` ifadesi yeterliyken, hemen bir durum deseni (State Pattern) uygulamaya çalışmayın.
- Soyutlamayı Erteleyin: Kod tekrarı olmadan soyutlamalar yapmaktan kaçının. Üçüncü veya dördüncü kez aynı kodu yazmaya başladığınızda soyutlama zamanı gelmiş demektir. Bu, 'Rule of Three' (Üç Kuralı) ile de ilişkilidir. Erken soyutlama, genellikle gereksiz esneklik sağlar ve sistemi daha karmaşık hale getirir.
- Gelecek İçin Tahminler Yapmayın: Kullanıcılar ne isteyecek, sistem ne kadar büyüyecek gibi kesinleşmemiş tahminler üzerine kod yazmayın. Bu tür kararlar ancak somut verilerle desteklendiğinde alınmalıdır. 'Olursa' veya 'belki' gibi durumlar için kod yazmak, genellikle boşuna çabadır.
- Yinelemeli Tasarım: Tasarımınızı tek seferde mükemmelleştirmeye çalışmak yerine, küçük adımlarla ve sürekli geri bildirimle evrimleştirmeyi hedefleyin. Her adımda işlevsel bir ürününüz olduğundan emin olun ve bir sonraki adıma geçmeden önce mevcut çözümün işe yaradığını doğrulayın.
- Hazır Gemleri Kullanın: Ruby ekosistemindeki zengin gem (kütüphane) çeşitliliğinden faydalanın. Kendi tekerleğinizi yeniden icat etmeyin. Ancak, bir gemi projeye eklemeden önce, gerçekten mevcut ihtiyacı çözdüğünden emin olun. Gereksiz bağımlılıklar da bir tür karmaşıklıktır.
Örnek Senaryo: Raporlama Sistemi
Bir e-ticaret uygulamasında satış raporları oluşturmanız istendiğini varsayalım. İlk yaklaşımınız, her türlü filtreleme, grafik, dışa aktarım formatı (PDF, Excel, CSV, JSON vb.) desteği sunan, esnek bir raporlama altyapısı kurmak olabilir. Bu, NYP'ye aykırıdır, çünkü henüz hangi formatlara veya hangi filtrelemelere ihtiyaç duyulacağı kanıtlanmamıştır.
NYP'ye uygun yaklaşım ise şudur:
1. İlk Sürüm: En temel ihtiyacı karşılayacak (örn. günlük toplam satışları listeleyen) basit bir raporlama sayfası oluşturun. Sadece ekranda gösterin, dışa aktarım olmasın. Bu, hızlıca bir değer sunar ve kullanıcıların ilk geri bildirimlerini almanızı sağlar.
Kod:
# app/models/sale.rb
class Sale < ApplicationRecord
def self.daily_total_sales(date)
where(created_at: date.all_day).sum(:amount)
end
end
# app/controllers/reports_controller.rb
class ReportsController < ApplicationController
def daily_sales
@date = params[:date] ? Date.parse(params[:date]) : Date.current
@total_sales = Sale.daily_total_sales(@date)
end
end
2. Geri Bildirim ve İyileştirme: Kullanıcılar PDF olarak dışa aktarım istediğinde bu özelliği ekleyin. Eğer CSV istenirse, o zaman CSV formatı için bir çözüm eklersiniz. Hiç PDF istenmezse, o kodu hiç yazmamış olursunuz.
Kod:
# Yeni bir gem (örneğin Prawn) ekleyebilir veya mevcut bir HTML to PDF çözümü kullanabilirsiniz.
# app/controllers/reports_controller.rb (devamı)
def daily_sales
# ... önceki kod ...
respond_to do |format|
format.html
format.pdf do
# PDF oluşturma mantığı buraya gelir
# Örneğin, Prawn gem'i ile PDF oluşturma
pdf = Prawn::Document.new
pdf.text "Günlük Satış Raporu (#{@date.strftime('%d.%m.%Y')})"
pdf.text "Toplam Satış: #{@total_sales} TL"
send_data pdf.render, filename: 'daily_sales_report.pdf', type: 'application/pdf', disposition: 'inline'
end
format.csv do
# CSV oluşturma mantığı buraya gelir (eğer daha sonra istenirse)
# response.headers['Content-Type'] = 'text/csv'
# response.headers['Content-Disposition'] = 'attachment; filename="sales.csv"'
# render plain: 'id,amount\n1,100\n2,200'
end
end
end
Bu şekilde, sadece gerçekten ihtiyaç duyulan özellikler eklenir, gereksiz karmaşıklıktan kaçınılır ve uygulamanın bakımı kolaylaşır. Eğer PDF hiç istenmeseydi, o kod hiç yazılmazdı. Bu, kaynakların akıllıca kullanılmasını ve projenin sürekli olarak gerçek gereksinimlere uyumlu kalmasını sağlar.
NYP'nin İlişkili Olduğu İlkeler
NYP, yazılım dünyasında yaygın olarak bilinen bazı diğer ilkelerle yakından ilişkilidir ve birbirlerini tamamlarlar:
* YAGNI (You Ain't Gonna Need It - Ona İhtiyacın Olmayacak):
YAGNI, NYP'nin temelini oluşturan bir prensiptir. Her ikisi de gereksiz iş yükünden ve karmaşıklıktan kaçınmayı hedefler. YAGNI, geliştiricilerin 'belki' ihtimallerine karşı direnmesini ve sadece mevcut, kanıtlanmış gereksinimlere odaklanmasını vurgular.Gelecekte ihtiyaç duyulabileceği varsayımıyla, ancak şu anda gereksinimi olmayan hiçbir işlevselliği eklemeyin.
* KISS (Keep It Simple, Stupid - Basit Tut, Aptal): Bu ilke, sistemlerin mümkün olduğunca basit tutulmasını savunur. Karmaşıklıktan kaçınma, hem geliştirme hem de bakım süreçlerini kolaylaştırır. NYP, karmaşıklığı erteleyerek ve yalnızca kanıtlanmış ihtiyaçlar için çözüm üreterek KISS prensibine hizmet eder. Basit çözümler, genellikle daha az hata barındırır ve daha kolay anlaşılır.
* DRY (Don't Repeat Yourself - Kendini Tekrar Etme): DRY ilkesi, bilgi tekrarının azaltılmasını hedefler. NYP ile DRY arasında hassas bir denge vardır. NYP, erken soyutlamadan kaçınmayı savunurken, DRY kod tekrarını önlemeyi amaçlar. Eğer aynı kodu birkaç kez yazmanız gerekiyorsa, bu DRY ilkesinin ihlali gibi görünebilir. Ancak NYP, bu noktada 'üç kuralı'nı (Rule of Three) önerir: bir şeyi üç kez yazdığınızda, onu soyutlama zamanı gelmiş demektir. Böylece erken soyutlamadan kaçınılmış, ancak gereksiz kod tekrarına da izin verilmemiş olur. İlk başta küçük bir tekrarı tolere etmek, gelecekteki değişikliklere daha açık bir yapı sunabilir.
Potansiyel Tuzaklar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
NYP prensibini uygularken, aşırıya kaçmamaya dikkat etmek önemlidir. Bazı durumlarda, gelecekteki olası ihtiyaçları tamamen göz ardı etmek, daha büyük sorunlara yol açabilir. Örneğin, bir veritabanı şeması tasarlarken, gelecekteki muhtemel genişlemeleri hiç düşünmeden tamamen kısıtlı bir şema oluşturmak, daha sonra 'pahalı' şema değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle NYP, 'hiçbir zaman' anlamına gelmez, 'şimdilik değil' anlamına gelir. Bir mimari karar verirken, en basit çözümü benimsemekle birlikte, esneklik payını tamamen ortadan kaldırmamak gerekir. Örneğin, bir API entegrasyonu yaparken, tek bir sağlayıcıya sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, soyutlama katmanını şimdilik kurmasanız bile, ileride birden fazla sağlayıcıya geçişin çok zor olmayacağı bir yapı düşünmek daha akıllıca olabilir. Bu, 'gelecek hakkında tamamen kör olma' ile 'gelecek için aşırı tahmin yapma' arasında ince bir denge kurmaktır. Sağlam bir temel üzerine inşa etmek, ancak bu temeli aşırı katmanlarla boğmamak önemlidir. Ayrıca, kritik performans veya güvenlik gereksinimleri gibi kesinlikle olması gereken durumlar, NYP kapsamı dışında değerlendirilmelidir; bu tür gereksinimler 'henüz kanıtlanmamış' değil, 'kesinlikle gerekli' kategorisindedir.
Sonuç
Not-Yet-Proven (NYP) ilkeleri, yazılım geliştirmede gereksiz karmaşıklıktan kaçınmak, projeleri daha çevik hale getirmek ve kaynakları daha verimli kullanmak için güçlü bir yaklaşımdır. Özellikle Ruby gibi dinamik dillerin esnekliğiyle birleştiğinde, geliştiricilerin sadece o anki kanıtlanmış ihtiyaçlara odaklanarak kaliteli, sürdürülebilir ve esnek yazılımlar inşa etmelerine olanak tanır. NYP'yi benimsemek, hem geliştirme sürecini hızlandırır hem de son ürünün değişen pazar ve kullanıcı ihtiyaçlarına daha kolay uyum sağlamasını sağlar. Bu prensipler, yazılım mühendisliğinde 'Akıllıca Tembellik' yapmanın, yani gereksiz yere çalışmaktan kaçınmanın bir yoludur. Unutmayın, en iyi kod, genellikle hiç yazılmayan koddur.
Faydalı Kaynaklar:
* Ruby Resmi Web Sitesi
* Martin Fowler - YAGNI
* KISS Prensibi (Wikipedia)