Çanakkale Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk
1915 yılı… Osmanlı İmparatorluğu zorlu bir dönemden geçerken, dünya tarihinin en kanlı savaşlarından biri başladı: Çanakkale Savaşı.
İngiliz ve Fransız donanması, Osmanlı’yı saf dışı bırakmak, İstanbul'u ele geçirmek ve Rusya'ya yardım ulaştırmak istiyordu. Ancak karşılarında, henüz adı çok bilinmeyen ama gelecekte bir milletin kaderini değiştirecek olan bir komutan vardı: Mustafa Kemal.
O sırada yarbay rütbesinde olan Mustafa Kemal, 19. Tümen Komutanı olarak görev yapıyordu. 25 Nisan 1915 sabahı, Anzak (Avustralya ve Yeni Zelanda) askerleri Arıburnu kıyılarına çıkarma yaptı. Büyük bir saldırı dalgası geliyordu.
"Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!"
Askerleri panik içindeydi. Ama Mustafa Kemal, soğukkanlılığını koruyarak düşmanın nereye çıkacağını önceden kestirmiş, birliklerini doğru noktalara sevk etmişti. En kritik anlardan birinde, Conkbayırı'nda askerlerine şu tarihi emri verdi:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir.”
Bu söz, bir milletin nasıl direnişle var olduğunu, nasıl fedakarlıkla vatanını savunduğunu özetliyordu.
Kanla, inançla, destanla...
Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk birlikleri, düşmanı kıyıya çakılı bıraktı. Ne denizden ne karadan geçemediler. Çanakkale Geçilmedi.
On binlerce şehit verildi… Her metrekareye kan döküldü… Ama bu savaş, Mustafa Kemal'in bir lider olarak doğuşunu sağladı.
O artık sadece bir komutan değil, bir milletin umut ışığı olmuştu.
Çanakkale Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ilk büyük adımdı. Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası ve vatan sevgisi, bu savaşta tüm dünyaya gösterildi.