Türk kültürü ve medeniyetleri, yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada şekillenmiş, derin köklere sahip ve dünya medeniyetine önemli katkılar sunmuş eşsiz bir mirastır. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu yolculukta, Türkler sanattan bilime, mimariden edebiyata kadar birçok alanda iz bırakmıştır.
Bu zenginliğin temelinde, göçebe yaşam tarzının getirdiği dinamizm ile yerleşik hayata geçişin sağladığı birikim yatmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları dönemlerinde zirveye ulaşan Türk medeniyeti, farklı kültürlerle etkileşim içinde kendi özgün kimliğini korumayı başarmıştır. İslam medeniyetinin altın çağında da önemli roller üstlenmişlerdir.
Sanat alanında,
Toplumsal yaşamda ise misafirperverlik, aile bağlarına verilen önem ve geleneksel kutlamalar gibi değerler öne çıkar. Türk mutfağı da dünya genelinde tanınan zengin çeşitliliğe sahiptir.
Bir tarihçinin de belirttiği gibi:
Bu zenginliğin temelinde, göçebe yaşam tarzının getirdiği dinamizm ile yerleşik hayata geçişin sağladığı birikim yatmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları dönemlerinde zirveye ulaşan Türk medeniyeti, farklı kültürlerle etkileşim içinde kendi özgün kimliğini korumayı başarmıştır. İslam medeniyetinin altın çağında da önemli roller üstlenmişlerdir.
Sanat alanında,
- Minyatür ve hat sanatı
- Çini ve seramik işçiliği
- Geleneksel Türk müziği ve halk dansları
- Divan edebiyatı ve halk şiiri
Toplumsal yaşamda ise misafirperverlik, aile bağlarına verilen önem ve geleneksel kutlamalar gibi değerler öne çıkar. Türk mutfağı da dünya genelinde tanınan zengin çeşitliliğe sahiptir.
Bir tarihçinin de belirttiği gibi:
Bu miras, günümüzde de canlılığını koruyarak gelecek nesillere aktarılmaktadır.Türk medeniyeti, yalnızca kendi sınırları içinde değil, komşu coğrafyalarda da derin izler bırakmış, kültürel alışverişin dinamosu olmuştur.