E-posta, modern iletişimin temel taşıdır, ancak aynı zamanda kimlik avı, spam ve diğer kötü niyetli saldırılar için de birincil vektördür. E-posta güvenliğini sağlamak ve alıcıların e-postaların gerçekten gönderildiği kaynaktan geldiğine güvenmelerini sağlamak için bir dizi protokol geliştirilmiştir. Bu protokollerin en önemlileri SPF, DKIM ve DMARC'tır.
SPF (Sender Policy Framework)
SPF, bir alan adının e-posta gönderme yetkisine sahip sunucuları belirlemesini sağlayan bir DNS kaydıdır. Gönderen sunucunun IP adresi, gönderen alan adının SPF kaydında listelenen yetkili sunucularla eşleşip eşleşmediğini kontrol ederek sahtekarlığı önler. Eğer eşleşmezse, alıcı sunucu e-postayı reddedebilir veya spam olarak işaretleyebilir.
Örnek bir SPF kaydı şöyle görünebilir:
Buradaki "v=spf1" SPF sürümünü, "ip4" yetkili IP adreslerini, "include" başka bir SPF kaydını (örneğin bir e-posta servis sağlayıcısının) ve "~all" ise eşleşmeyen sunucuların kabul edilmemesi ancak yine de işlenmesi gerektiğini belirtir (softfail).
DKIM (DomainKeys Identified Mail)
DKIM, e-postaların dijital imza ile doğrulanmasını sağlar. Gönderen sunucu, gönderilen e-postanın başlığına ve içeriğine dayalı bir şifreleme anahtarı kullanarak bir dijital imza ekler. Alıcı sunucu, DNS'te yayınlanan genel anahtarı kullanarak bu imzayı doğrular. Bu, e-postanın aktarım sırasında değiştirilmediğini ve gönderenin kimliğinin doğrulandığını garanti eder.
DMARC (Domain-based Message Authentication, Reporting, and Conformance)
DMARC, SPF ve DKIM'ı temel alan bir protokoldür. Gönderen alan adlarına, gönderilen e-postaların SPF veya DKIM doğrulamalarından geçmediğinde alıcı sunucuların ne yapması gerektiğini belirtme yeteneği verir. Ayrıca, alıcı sunuculardan doğrulama başarısızlıkları hakkında raporlar almayı da sağlar, bu da alan adı sahiplerinin yetkisiz e-posta kullanımını izlemelerine ve engellemelerine yardımcı olur.
DMARC politikaları şunları içerebilir:
Özetle, SPF, DKIM ve DMARC birlikte çalışarak e-posta ekosisteminin güvenliğini önemli ölçüde artırır. Bu protokolleri doğru bir şekilde uygulamak, kimlik avı saldırılarını ve spam'i azaltırken, gönderilen e-postaların teslim edilebilirliğini ve güvenilirliğini artırır. Herhangi bir e-posta gönderen alan adı için bu üç protokolün yapılandırılması kritik öneme sahiptir.
SPF (Sender Policy Framework)
SPF, bir alan adının e-posta gönderme yetkisine sahip sunucuları belirlemesini sağlayan bir DNS kaydıdır. Gönderen sunucunun IP adresi, gönderen alan adının SPF kaydında listelenen yetkili sunucularla eşleşip eşleşmediğini kontrol ederek sahtekarlığı önler. Eğer eşleşmezse, alıcı sunucu e-postayı reddedebilir veya spam olarak işaretleyebilir.
Örnek bir SPF kaydı şöyle görünebilir:
Kod:
v=spf1 ip4:192.0.2.0/24 include:_spf.google.com ~all
DKIM (DomainKeys Identified Mail)
DKIM, e-postaların dijital imza ile doğrulanmasını sağlar. Gönderen sunucu, gönderilen e-postanın başlığına ve içeriğine dayalı bir şifreleme anahtarı kullanarak bir dijital imza ekler. Alıcı sunucu, DNS'te yayınlanan genel anahtarı kullanarak bu imzayı doğrular. Bu, e-postanın aktarım sırasında değiştirilmediğini ve gönderenin kimliğinin doğrulandığını garanti eder.
DMARC (Domain-based Message Authentication, Reporting, and Conformance)
DMARC, SPF ve DKIM'ı temel alan bir protokoldür. Gönderen alan adlarına, gönderilen e-postaların SPF veya DKIM doğrulamalarından geçmediğinde alıcı sunucuların ne yapması gerektiğini belirtme yeteneği verir. Ayrıca, alıcı sunuculardan doğrulama başarısızlıkları hakkında raporlar almayı da sağlar, bu da alan adı sahiplerinin yetkisiz e-posta kullanımını izlemelerine ve engellemelerine yardımcı olur.
DMARC politikaları şunları içerebilir:
- p=none: E-postayı kabul et, sadece raporla. (İzleme modu)
- p=quarantine: E-postayı karantinaya al (örn. spam klasörüne gönder).
- p=reject: E-postayı reddet.
Özetle, SPF, DKIM ve DMARC birlikte çalışarak e-posta ekosisteminin güvenliğini önemli ölçüde artırır. Bu protokolleri doğru bir şekilde uygulamak, kimlik avı saldırılarını ve spam'i azaltırken, gönderilen e-postaların teslim edilebilirliğini ve güvenilirliğini artırır. Herhangi bir e-posta gönderen alan adı için bu üç protokolün yapılandırılması kritik öneme sahiptir.